Download Dördüncü İhtar - Mehdi a.s. PDF

TitleDördüncü İhtar - Mehdi a.s.
File Size268.8 KB
Total Pages14
Document Text Contents
Page 1

Dördüncü İhtar


Eüzübillahi mineşşeytani racim, bismillahirrahmanirrahim
Ey ilim sahipleri ve ilmin temsilcileri,
Muhterem kardeşlerim,
Bu İHTAR çağımıza damgasını vuracak olan HİDAYET İHTARLARININ ikincisidir.
Hidayet konulu ihtarların birincisinde HİDAYET NEDİR? konusunu açıklamıştık ve
hidayetin ne olduğu konusunda bilinegelenlerin Kuran'ı Kerim gerçeklerine uymadığını ifade
etmiştik.Hemen arkasından da HİDAYETİN NE OLDUĞUNU yine Kuran ayetleri ile
sizlere ispatlamıştık.Bu ihtarda bir adım öteye gececeğiz ve sizlere hidayet konusunun bir
başka boyutunu , daha doğru ifadeyle iki boyutunu daha açıklayacağız.
1)Kimler Hidayete Erer
2)Kimler Hidayete Eremez
Bugun kime sorarsanız , biz hidayetteyiz diyorlar.Ben hidayetteyim diyen herkes
hidayette midir??? Hidayet nedir? konulu ihtarımızı almış olmanıza rağmen hala hidayette
olup olmadığınız konusunda şüpheleriniz varsa ,"bu ihtarda böyle söyleniyor ama benim
zannıma göre ben hidayetteyim "diye düşünüyorsanız sizleri bir kez daha Kur'anı
incelemeye davet ediyoruz.Allahu Teala Kuran'ı Kerimde bunun böyle olmadığını buyuruyor.
Gelin ,şimdi hep birlikte Kuran'ın ifadesine bakalım.

İlk inceleyeceğimiz grup HİDAYETE ERENLER ve dolayısıyla kurtulanlar
olacak.
1-Allah hidayete erdirmezse kimse hidayete eremez
(Allah'a ulaşamaz).






7/A'RÂF-43: Ve neza'nâ mâ fî sudûrihim min gıllin tecrî min tahtihimul
enhâr(enhâru), ve kâlûl hamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye
levlâ en hedânallâh(hedânallâhu), lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), ve
nûdû en tilkumul cennetu ûristumûhâ bimâ kuntum ta'melûn(ta'melûne).
Onların göğüslerinde, (nefsin kalbindeki) afetlerinden ne varsa çekip aldık. Onların
altlarından nehirler akar. “Bizi buna hidayet eden Allah'a hamdolsun. Allah'ın, bizi
hidayete erdirmesi olmasaydı, biz hidayete ermezdik. Andolsun ki Rabbimizin
resûlleri hak ile gelmiştir.” dediler. “Yapmış olduklarınızdan dolayı varis kılındığınız
cennet işte budur.” diye nida olunurlar.


7/A'RÂF-178: Men yehdillâhu fehuvel muhtedî ve men yudlil fe ulâike humul
hâsirûn(hâsirûne).
Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir. Ve kim
dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefslerini hüsrana
düşürenlerdir).

Page 13

14-Hidayetten men edenler



2/BAKARA-27: Ellezîne yenkudûne ahdallâhi min ba’di mîsâkıh(mîsâkıhî), ve
yaktaûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yufsidûne fîl ard(ardı) ulâike humul
hâsirûn(hâsirûne).
Onlar (fâsıklar), (kâlû belâ günü Allah'a verdikleri) misaklarından sonra Allah'ın
Ahdi`ni bozarlar. Ve Allah'ın, O'na (Allah'a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve
(başka insanların, ruhlarını Allah'a ulaştırmalarına da mani olurlar. Ve bu sebeple)
yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte onlar (kazandıkları pozitif dereceler negatif
derecelerden az olup) hüsranda olanlardır.


13/RA'D-25: Vellezîne yankudûne ahdallâhi min ba’di mîsâkıhi ve yaktaûne mâ
emerallâhu bihi en yûsale ve yufsidûne fîl ardı ulâike lehumul la’netu ve lehum
sûud dâr(dâri).
Onlar, misaklerinden sonra (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini teslim
edeceklerine dair ezelde Allah'a misak verdikten sonra) Allah'ın ahdini bozarlar
(ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah'a teslim etmezler). Ve Allah'ın,
O'na (Allah'a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler (ruhlarını Allah'a ulaştırmazlar).
Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (başka insanların da Sıratı Mustakîm'e ulaşmalarına
mani oldukları için fesat çıkarırlar). Lânet onlar içindir. Ve yurdun kötüsü (cehennem)
onlar içindir.


4/NİSÂ-167: İnnellezîne keferû ve saddû an sebîlillâhi kad dallû dalâlen
baîdâ(baîden).
Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar (saptırmış olanlar),
(mürşidlerine ulaşmadıkları için) uzak bir dalâletle sapmışlardır.

15-Hidayetten sapanlar



27/NEML-24: Vecedtuhâ ve kavmehâ yescudûne liş şemsi min dûnillâhi ve zeyyene
lehümuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli fe hum lâ
yehtedûn(yehtedûne).
Onu ve kavmini Allah'ın yerine güneşe secde ederken buldum. Ve şeytan, onlara
yaptıklarını süslemiş ve böylece (Allah'ın) sebîlinden (yolundan) men etmiş. Bu
sebeple onlar hidayette değiller.


43/ZUHRÛF-37: Ve innehum le yasuddûnehum anis sebîli ve yahsebûne ennehum
muhtedûn(muhtedûne).
Ve muhakkak ki onlar (şeytanlar), onları mutlaka (Allah'ın) yolundan men ederler
(alıkoyarlar). Ve onlar kendilerinin hidayette olduğunu sanırlar.


47/MUHAMMED-25: İnnellezînerteddû alâ edbârihim min ba’di mâ tebeyyene
lehumul hudeş şeytânu sevvele lehum ve emlâ lehum.
Muhakkak ki kendilerine hidayet tebeyyün ettikten (açıkça belli olduktan) sonra
arkalarına geri dönenleri şeytan (küfre) ulaştırdı. Ve onları (kötü) emellere yöneltti.

Similer Documents